BİZİ TAKİP EDİN

FacebookTwitterRSSLinkedInYoutube

E-Posta Aboneliği

Ekleyen: - 24 Eylül 2010. Kategori: ANADOLU'NUN CESUR YÜREKLİ KADINLARI. Bu yazıya yapılan yorumları RSS üzerinden takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir veya geri izlemede bulunabilirsiniz.

Cesur Yürekli Kadın – Ayşe Gaffaroğlu

ANADOLU’NUN CESUR YÜREKLİ KADINLARI – 2

CESUR YÜREK – AYŞE GAFFAROĞLU

Ne hastalık, ne de ekonomik sıkıntılar onu durdurabildi… O, artık ödüllü bir yazar…

Ayşe Gaffaroğlu, inatçı, tuttuğunu koparan, kimi zaman isyankâr, tek başına ayakları üzerinde durabilen, hastalığın, maddi sıkıntıların yıkamadığı, güneşle doğan her güne umutla bakan bir kadın. Nevşehir doğumlu… Babası bankacı olduğu için çocukluğu her tayinde başka bir kasaba, başka bir okul ve başka arkadaşlarla geçti. Yedi farklı okulda dokuz ayrı öğretmenle ilkokulu okudu. Arkadaşlıklar kısa süreli olduğundan ne dertlerini paylaşabildi onlarla ne de sırlarını… Küçücük çocuk aklı ile çareyi yazmakta buldu. Yaşadıklarını satırlara döktü. Satırlar sırdaşı, elinden düşürmediği günlüğü en yakın dostu oldu.

Ortaokula başlayacağı yıl babasının tayini Mardin Mazıdağ’a çıktı… Yüz erkek öğrencinin arasında tek kız olmanın zorlukları ile baş etmeye çalışırken mücadeleci ruhu daha da güçlendi. Arkadaşsız geçen yıllara inat bulduğu her kitabı okudu, dostlarını kitaplardan seçti.

Lise dönemini de Bursa’da geçirdi… Bu kez de kız lisesinde okumanın sıkıntılarını yaşadı. Önce derslerde başarısız oldu. Ama inatçı ruhu yine devredeydi… Kısa sürede okulun başarılı öğrencileri arasındaki yerini aldı. Üniversite sınavında başarılı olamayınca pes etmedi. Sınava hazırlanırken bir bankada çalışmaya başladı. Bir yıl sonra yeniden sınava girdi. Bu kez yüksek puan almıştı ama aile büyükleri karşısına dikildi: ”Okusan da çocuk bezi yıkayacaksın. Hazır işin var, parada kazanıyorsun. Evlen, evinin kadını ol” deyip görücü usulü ile evlendirdiler. Kavgacı ruhu bu kez susmuştu. “Hayır” diyemedi aile büyüklerine.

Evlilikle birlikte hayatı değişti Ayşe Gaffaroğlu’nun… Geleneklerine bağlı bir aileye gelin olmanın zorlukları yaşandı. Sıkıntılı dönemlerinde kitaplar onun hayal dünyasını besleyen, zorluklarla baş ederken ona güç veren en yakın arkadaşlarıydı. Kitaplar ve çocukları sayesinde dayandı güçlüklere.

Ayşe Gaffaroğlu

İkinci çocuğu doğduğunda işten ayrılmaya zorlandı. Yine sesini çıkarmadı. İçinde kopan fırtınalara inat kabullendi söylenenleri. Altı yıl evde oturduğu dönemde bütün sıkıntılarını, eşine, ailesine söyleyemediklerini, içindeki isyankâr ruhu yazıya döktü.

Çocuklar büyüdüğü zaman artık Ayşe’nin sorumlulukları azalmıştı. Üniversite okumaya karar verdi. Açık Öğretimde İşletme bölümüne kaydını yaptırdı. “Üniversiteliyim” diyebilmenin coşkusu ile bu kez eşine ve ailesine direnip dört yılda okulu bitirdi. Yine kitaplardı Ayşe’nin özgür ruhunu harekete geçiren.

Felsefeci yazar Oruç Aruoba‘nın bir kitabından çok etkilenen Ayşe Gaffaroğlu yaşamını değiştiren süreci anlatırken “Aruoba’nın kendini çözme felsefesi aynada kendimi görmemi sağladı. İlk kez ‘ben ne istiyorum, benim hayatımda ne var’, diye kendime sordum. Ruhum bedenime sığmaz oldu. Yıllardır bastırdığım isyankarlık fışkırmaya başladı ve eşimden ayrılmaya karar verdim. Çünkü evlilik ikimizin de ruhunu çürütüyordu” diyordu.

Ne ev, ne araba ne eşya… İki çocuğumu alıp evden ayrıldım…” Bu karar Ayşe Gaffaroğlu’nun yıllarca bastırılmış isyankâr ruhunu özgürlüğe kavuştururken, öykü yazmaya başlamanın ilk adımlarını da atmasını sağladı.

Ve ardından 1999 yılında yaşanan deprem Ayşe Gaffaroğlu’nun iki çocuğu ile Ankara’ya yerleşmesine neden oldu. Bu kaçış yeni kapıların açılmasını sağladı. Ankara’ya gelir gelmez Uğur Mumcu Vakfının düzenlediği seminerlere katıldı… O dönemde arabası için yazdığı bir öykü Erendiz Atasü tarafından beğenilip bir de “Sait Faik gibi yazıyorsun” denilince dünyalar onun oldu.

Uğur Mumcu Vakfı‘nda tanıştığı yazar arkadaşlarının kurduğu “Sokak Yazarları” grubuna girmek Ayşe Gaffaroğlu’nun yaşamını değiştirdi. Çocukluk hayallerinin gerçekleşmesi için 41 yaşına kadar beklemek zorunda kalmıştı.

Radyolarda, dergilerde öyküleri yayınlanmaya başladı. Ancak, üniversite çağına gelen çocuklarını okutabilmek için daha çok çalışması ve para kazanması gerekiyordu. Yemek hazırladı, direksiyon dersi verdi, baklava yaptı, zeytinyağı sattı… Mücadeleci ruhu onu ayakta tutuyor ve yorulmak bilmeksizin çalışıyordu. Sonunda Ankara’nın Emek mahallesinde bir lokantayı devraldı. Üç yıl canını dişine takıp çalıştı ve lokantasını marka haline getirdi.. Çocukları okullarını bitirirken o da lokantayı satıp doğduğu yere, Nevşehir-Ürgüp’e döndü…

Ayşe Gaffaroğlu, Ayvalı köyünde, harabe halinde mağara odalardan oluşmuş bir yer satın alıp yolu, elektriği olmayan bu köyde yaşamaya başladı. Düzenini kurduktan sonra da ilk işi yıllardır biriktirdiği kitapları ortaya çıkarmak oldu.

Ayvalı köyünde imamın oturduğu ev boşalınca, o binayı çocuklara kütüphane haline getirmek için kolları sıvadı. Her gün birkaç saat kitap okuyup, sohbet edip, hayal kurmayı öğretti çocuklara. Hayallerin üzerine azimle gitmek gerektiğini, bu köyün dışında da bir yaşam olduğunu anlatmaya çalıştı. Şu anda kütüphanede üç bin kitap ve üç bilgisayar var… Köyün çocukları bayramlarda harçlık almak yerine kitap, defter için çalıyor kapısını.

Kanser olduğunu öğrenince…

1 2

Bu yazıyı paylaş

Facebook Yorumları

Cesur Yürekli Kadın – Ayşe Gaffaroğlu için toplam 4 yorum yapmış

  1. Mehmet Külahcı Cevapla

    14 Mayıs 2012 - 13:48

    Ayşe hanımı Başak Çetin’den öğrendim. Oldukça etkileyici. ‘Öykü Evi’ nin adresi ve koşullarını biraz daha detaylı öğrenmek ve orada konaklamak istiyorum. Teşekkür ederim.

    mkulahcı@gmail.com

  2. cengiz kütükçü Cevapla

    25 Eylül 2010 - 21:09

    serdar soğukpınar kanalıyla hayat mücadelenizi duruşunuzu okudum ve etkilendim.bursada yaşıyorum.sizi bu hayat mücadelenizden dolayı kutluyorum.başarılar dilemiyorum zaten başarılısınız.sağlık diliyorum.4 kere oralara geldim.sadece sizinle tanışmak için ilk fırsatta geleceğim.son cümlem harikasınız.keşke bu ülkede her kadın sizi örnek alsa.hayatla ilgili duruşunuza hayran oldum.söz bitti.

    • Ayşe Gaffaroğlu Cevapla

      02 Ekim 2010 - 23:20

      Cengiz Bey,çok yorgun olduğum bu akşamda güzel sözleriniz ruhumu yıkadı. Teşekkürler.

  3. Ayşe gaffaroğlu Cevapla

    25 Eylül 2010 - 08:57

    Canım arkadaşım yüreğine,kalemine sağlık. Güzel sözlerin için teşekkürler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>