BİZİ TAKİP EDİN

FacebookTwitterRSSLinkedInYoutube

E-Posta Aboneliği

Ekleyen: - 09 Ekim 2010. Kategori: ANADOLU'NUN CESUR YÜREKLİ KADINLARI. Bu yazıya yapılan yorumları RSS üzerinden takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir veya geri izlemede bulunabilirsiniz.

Cesur Yürekli Kadın – Seher Menekşe

ANADOLU’NUN CESUR YÜREKLİ KADINLARI – 4

CESUR YÜREK – SEHER MENEKŞE

Hayallerinin peşinden cesaret ve kararlılıkla gidiyor…

Seher Menekşe, azimli, kararlı ve cesur yürekli bir kadın… Hayallerinin peşinden giderken kızlarının desteği ile hayata daha sıkı sarılıyor. Kardeşleri, annesi ve babası Amerika’da, kendisi de Ürgüp’te iki kızı ile birlikte yaşıyor ve bir restoran işletiyor…

Seher Menekşe

Seher Menekşe

Yedi çocuklu bir ailenin en küçük kızı olarak Ankara’da dünyaya gelen Seher Menekşe’nin çocukluğu biraz sıkıntılı geçiyor. Matbaacı olan babasının işsiz kaldığı dönemde ablaları, ağabeyleri liseyi bitirir bitirmez aileye destek olmak için çalışmaya başlıyor. Ama küçük Seher’in çalışkanlığı ona üniversitenin yolunu açıyor.

Menekşe ailesinde, yaşanan ekonomik sıkıntılara rağmen bir arada olmanın mutluluğu ile özel günleri kutlanıyor, özellikle Seher’in karne hediyeleri hiç ihmal edilmiyor. Seher de ailenin bu fedakârlığını dikkate alarak her zaman başarılı olmaya çalışıyor. Ortaokulu birincilikle bitiriyor. Ancak o dönemde çok sevdiği abisinin Amerika’ya gidişi Seher Menekşe’yi derinden etkiliyor ve sarılık olup aylarca hasta yatıyor. Arkasından ablalarının da Amerika’ya gidişi ile evde büyük bir boşluk oluşuyor. Evdeki yalnızlığını müzik ile doldurmak istiyor. Konservatuarda müzik eğitimi almanın hayallerini kuruyor. Konservatuar sınav sonuçları açıklanıp, kazandığını öğrendiği gün mutluluktan uçuyor ancak babasından izin çıkmıyor ve hayallerini ertelemek zorunda kalıyor.

Seher MenekşeSeher Menekşe, “madem konservatuar olmadı hiç olmazsa iyi bir okulda okuyayım” düşüncesi ile Ankara’da Keçiören’de oturmalarına rağmen, iyi bir eğitim almak uğruna her gün iki üç saatini yollarda geçirip Çankaya Lisesi’nde okumayı göze alıyor. Sabahları saat altıda yola çıkıyor. Zamanın büyük bölümü yollarda geçince ilk yıl çok zorlanıyor. Karda kışta saatlerce yollarda gidip gelmeler okul başarısını etkiliyor ve sınıfta kalıyor. İngilizce kursları, arkadaşlarının varlığı toparlanmasına yardımcı oluyor ve ardından liseyi başarı ile bitiriyor.

Ben ailenin şanslı çocuğuydum. Ağabeylerim, ablalarım liseden sonra aileye katkıda bulunmak için çalışmaya başladılar. Ağabeyim gidince sarılık geçirmem bana üniversitenin kapılarını açtı. Doktor ‘bir daha hastalanırsa ölür’ demiş. Babam üzülüp tekrar hasta olmayayım diye benim Bolu’da okumama izin verdi” sözleri ile üniversiteye gidiş hikâyesini özetliyor. Seher Menekşe Bolu, İzzet Baykal Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünde okuyor. Hayata bakış açısıda o dönemde belirleniyor.“Kendi ayakları üzerinde durmayı” öğreniyor.

Üniversitede okurken part-time çalışmalarını sürdüren Seher Menekşe Okulu bitirir bitirmez Antalya’da büyük bir tatil köyünde iş buluyor. İkinci yıla başlarken de tatil için Antalya’ya gelen müstakbel eşi ile tanışıyor. On gün içinde evlenme kararı alıyorlar ve bir yıl sonra evlenip eşinin işi nedeni ile Ürgüp’e yerleşiyorlar.

Evlilikle birlikte Seher Menekşe’nin çalışma hayatı sona eriyor. İçindeki “çalışmalıyım, ben eve ait değilim” duygusuna ve kendisini “işe yaramaz” hissetmesine rağmen evinin kadını olmayı seçiyor. Kızlarının doğumu ile hayatında yeni bir dönem başlıyor. Onların büyümesi, eğitimleri derken on yıl geçiyor.

Kızlarının artık büyüdüklerini düşünerek 2008 yılında Ürgüp’te Cafe In’i açıyor. Tam hayalindeki gibi bir yer olması için çok çalışıyor. On yıl aradan sonra yeniden işe başlamak önce zorlanmasına neden oluyor. Ev, iş, eş, çocuklar… İlk altı ay bocalıyor… Her şey rayına oturduktan sonra “rahatım artık” diyecekken eşinden ayrılmak zorunda kalıyor. Seher Menekşe iki çocuğu ve işi arasındaki dengeyi kurup düzenini bozmadan yaşamını sürdürmeye çalışırken onu ayakta tutan kızları oluyor.

Yeniden eski ben olmaya başladım. Üniversite yıllarındaki gibi ayaklarının üzerinde durabilen, kendine güvenen ben… Hayallerim var. Buranın adı duyuldukça hoşuma gidiyor. Marka olmak istiyorum. Bütün ailem Amerika’da. Bana neden gitmediğimi soruyorlar. Ama ben yalnız başarmak istiyorum. Bir işim var. Hem kendime hem çocuklarıma bakabiliyorum. Tekrar özgüvenimi kazandım. Burada olmak zor ama keyifli.”

Ayrıldıktan sonra düzenini sürdüren, çocukları ile birlikte başarılı olma yolunda kararlı adımlar atan Seher Menekşe insanın içindeki gücün farkına varması gerektiğini söylüyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

İçinizdeki güç yalnız kalınca ortaya çıkıyor. Cesaret ve kararlılık hayatımızın her alanında bizi başarıya ulaştırır. Yeter ki isteyelim.”

Bir sonraki öykü…..

CESUR YÜREK: SEMA PEYMAN

“Eskiden dış etkenlerin beni etkilemesine izin veriyordum. Şimdi ben ne istersen onu yapıyorum. Dışarıdan gelen seslere kulaklarımı kapattım…”

KadınMedya.com | Nural Okanar

Bu yazıyı paylaş

Facebook Yorumları

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş