BİZİ TAKİP EDİN

FacebookTwitterRSSLinkedInYoutube

E-Posta Aboneliği

Ekleyen: - 29 Haziran 2010. Kategori: KÖŞE YAZILARI. Bu yazıya yapılan yorumları RSS üzerinden takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yoruma ve geri izlemeye kapatılmıştır.

Yeni hayat arkadaşım

Benim esas sorumluluğum ve yeni hayat arkadaşım duruyordu yanı başım da…Unutmayın, o güzel çocukları şimdi nefret kustuğunuz eski karınız ya da kocanızla sevişerek yaptınız…

Yıllardır bir bahane ile geri çevirdiğim “yazmalısın” telkinlerine son noktayı koyan;

www.kadınmedya.com okuyucularına sevgiler, saygılar…

Hem özgür hem de kadın eksenli bir sitede yazmak sanırım çok zevkli olacak. Ben de bunun heyecanını Kübra Doğru ile ilk el sıkıştığımızdan beri gayet derin yaşıyorum.

Zira sorumluluk ister yazmak, beceri, zekâ ve gözlem yeteneği de dâhilinde. Ben de elimden geldiği dilimin döndüğü ölçüde hissettiklerimi, düşündüklerimi bu platformdan aktarmaya çalışacağım sizlere bundan böyle.

Umarım birbirimizi anlar, kulak verir zenginleşir ve büyürüz.

Şu dilimin kemiği yoktur benim bilen bilir…

Sabah haberleri yaptığımız zaman az başımız belaya girmedi bu yüzden…

Dün sinirlendim  gazetelere bakınca ama ilk gün hiç tadımı kaçırıperkek-kadın ilişkilerindeki çirkinliklerden (yok çok hafif oldu) iğrençliklerden, o muhteşem peri masalı gibi kurulan yuvaların nasıl kumdan kale gibi yıkıldığından bahsetmeyeceğim.

Yok yok insanların, kadın ya da erkeğin ayrılıklarda nasıl canavarlaştığından, terkedilince  ağzından salyalar akarak sağa sola koşturduğundan da bahsetmeyeceğim. 

Savaşlar tek taraflı değildir kuyruklara basıldı mı maalesef etekteki taşlar dökülür…

Derdim çocuklar; boşanmak zaten çok sancılı ve travmatik bir süreç hem kadın hem de erkek için…

Kimin terk ettiği kimin terk edildiği hiç önemli değil. Mutlaka ve mutlaka derin onarılmaz yaralar bırakarak bitiyor bu süreç.

Biz büyükler bu kadar çok sarsılırken nasıl olur da canımızdan çıkan evlatlarımızın hissiyatını görmezden gelebiliyoruz, ben buna şaşırıyorum.

Evlilik bitiyorsa zaten ortada sorun var demektir.  Kimse güzel düzenini küçük kaprisler için yıkmaz, yıkamaz diye düşünüyorum.

Ben de boşandım çocuğum 5,5 yaşındayken. Sudan çıkmış balığa döndüm.

Ama hemen toparlanmam gerektiğini hissettim. Benim esas sorumluluğum ve yeni hayat arkadaşım kızım duruyordu yanı başımda.

Hırslar, kızgınlıklar zamanla törpüleniyor o öfke dolu bakışlar, laf sokmalar, can acıtmak için kıvranmalar hepsi geçiyor…

Herkes hayatına devam ediyor kısacası; biz büyükler yaralarımızı sarıp önümüze bakıyoruz.

Bu süreçte önemli olan tek şey çocukların ne kadar az hasar gördüğü inanın; onlar hiçbir şeyi unutmuyor, silmiyor beyninden…

Burada erkekler alınmasın ama sanırım esas hassas olması gereken biz anneleriz. Erkekler çok daha çabuk yeniliyor öfkelerine. Zaten hayata 1-0 yenik başlamış evlatlarımıza bari bu çirkinliği de yaşatmayalım. Evlenmek, çocuk dünyaya getirmek ve ardından boşanmak son derece doğal ve bunları yaparken hiçbiri için çocuğumuzun fikrini alma şansına sahip değiliz…

En azından evlenme ve onu dünyaya getirme aşamasında.

O zaman onların günahı ne?

Boşanmalar da çocuğumuz bizim karşı tarafa doğru çevirdiğimiz namlu değil ikinci ve yeni hayatın ortak öznesi olsun.

Unutmayın o güzel çocukları şimdi nefret kustuğunuz eski karınız ya da kocanızla sevişerek yaptınız. En azından bunun hatırına susun, susturun…

KadınMedya | Burçin Şimşek

Bu yazıyı paylaş

Facebook Yorumları

Yeni hayat arkadaşım için yapılan yorumlar

  1. mert

    13 Temmuz 2010 - 12:35

    merhaba cok haklısınız bende sizlen aynı fikre sahibim

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş