BİZİ TAKİP EDİN

FacebookTwitterRSSLinkedInYoutube

E-Posta Aboneliği

Ekleyen: - 21 Kasım 2011. Kategori: RÖPORTAJ. Bu yazıya yapılan yorumları RSS üzerinden takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yoruma ve geri izlemeye kapatılmıştır.

Dönem kostümleri O’nun işi

Dönem kostümleri O'nun işi

Tarihe merak arttıkça geçmişi anlatan diziler de ilgi görüyor. Öyle ki dönem giysileri ayrı bir sektör halini aldı. Bir Günah Gibi’deki kıyafetleri hazırlayan Meral Cebecioğlu yakın geçmişte en zor dönemin 1940’lar olduğu görüşünde.

KÜBRA DOĞRU STAR GAZETESİ ÖZEL RÖPORTAJLARI – 36

Meral Cebecioğlu, Hacettepe Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra kilolu hanımlara göre modern kıyafetler olmadığını fark etti ve bu alanda çalışmaya başladı. Kilolu kadınların daha feminen ve çekici görünmelerini sağlayan koleksiyonlarıyla ilgi gördü. Ankara’daki butiğinde 34 yıldır kendi tasarımlarını satıyor, bu arada birçok dizi, film ve televizyon programına da kostüm hazırlıyor.

Atv’ de gösterilen Bir Günah Gibi isimli diziyle de dönem kıyafetleri yapmaya başladı. Aslında bu Cebecioğlu’nun hep ilgi duyduğu bir alandı: “Yaz döneminde bir yapım firmasından, II. Dünya Savaşı döneminde Türkiye’de yaşanan bir aşk hikâyesi ile ilgili dizi için öneri geldiğinde çok heyecanlandım. Çünkü moda dünyasında 1940’lı yıllar çok özel ve kısa bir dönem. Ciddi bir araştırma ve özen gerekiyordu. Sade, göze batmayan, mahrumiyeti simgeleyen kıyafetler o dönemi temsil ediyordu. Tarihe olan merakım da bu projede yer almamda etkili oldu.”

Böyle projelerde dizi ekibi, yapımcı ve danışmanlar birlikte çalışıyor ancak bu projede kast belli olmadan çalışmaya başlanmış: “Yapımcı firma 1940’lı döneme ait bir arşiv oluşturmak istiyordu. O yüzden de kiralamak yerine kostümlerin çoğunu bana hazırlatmayı tercih ettiler. Bir düğün sahnesi için 60 kişilik gece kıyafetlerinden oluşan koleksiyon hazırladım öncelikle. Çekilecek planları anlattılar, 36-42 beden arasında figürasyon için kıyafet istediler. Dolayısıyla figürasyonda bedene göre değil, elbiseye göre seçim yapıldı. Atölye Ankara’da olduğu için tasarımlar tamamen benim hayal gücüme bırakıldı.”

Meral Cebecioğlu bu proje için bir ay boyunca hazırlık yaptı. II. Dünya Savaşı’nı anlatan bütün filmleri, bazen bir ayrıntıyı yakalayabilmek için defalarca seyretti. Moda tarihi ile ilgili kitaplar okudu. Pek çok bilgiye de internetten ulaştı ve bütün bunları harmanlayarak giysiler tasarladı: “Buna rağmen yapımcı firmanın oluşturduğu kurulda yer alan otoritelerin bulduğu eksiklikler oldu. Mesela o dönemde overlok yokmuş. Ve yakın plan çekimlerde bu detay belli oluyormuş. O nedenle hazırlanan kıyafetler yeniden elden geçti ve düzeltildi. Renklerin solgun olması konusunda uyarıldım. Ben yapıyorum, onlar bakıyor ve bana gelen bilgiler doğrultusunda gerekli düzeltmeleri yapıyordum. Doğrusu da bu… Siz her şeyi bilemeyebilirsiniz. O nedenle özellikle dönem kostümleri hazırlıyorsanız, o konunun uzmanı insanlarla birlikte çalışmanız şart.”

Dönem giysileri hazırlarken ayrıntıların önemine de vurgu yapan Meral Cebecioğlu en ufak bir hatanın elbiseyi güncellediğini söylüyor: “1940’lar zor bir dönem.  Mesela  püsküllü bir giysi ve tüylü bir bant size 1930’ları hatırlatabiliyor. Ya da 1950’ler dediğimizde kabarık elbiseler aklımıza gelebiliyor. Ancak 1940’ları her şeyi ile bütünleştirmelisin. 1930 ve 1950’lerin şaşaası yerine sade, göze batmayan kıyafetler söz konusu. En ufak bir eksik, elbiseyi günümüze kaydırabiliyor.” Dönem kostümü hazırlamanın maliyetinin yüksek olduğunu da söyleyen Cebecioğlu bu zamana kadar satış yapmadığını ama talep üzerine bu tarz giysileri hazırlayabileceğim.

Bu işte Ankaralı olmak bir avantaj

Tasarımcı Cebecioğlu’nu en çok zorlayan kumaş ve renk uyumu: “Kısa ve zor bir dönem olduğu için doneler çok kısıtlı. Günümüzde daha çok naylon ve polyester kumaşlar kullanılıyor. Oysa 1940’larda ipek ve güpur ön planda… O dönemde kemer ve düğmeler, kıyafetin kumaşından hazırlanıyormuş ama Ankara’da kumaş kemer hazırlayan usta bulamadım. Böyle durumlarda kendi atölyemizde üretim yaparak sorunları çözmeye çalıştık.” Aksesuarları da hazırlayan Cebecioğlu Ankara’da olmanın avantajlarından da yararlandı: “Belli bir dönemde bakanlık yapan ya da üst düzey bürokrat olan insanların çocuklarına, torunlarına ulaşabiliyorsunuz. Kostümleri hazırlarken anı olarak saklanan kıyafetlerden, aksesuarlardan faydalandım. Mesela, dönemin bakanlarından Muammer Erten’in eşinin elbiselerini, ayakkabılarını, şapka ve birçok aksesuarını kızı Şule Bucak verdi.”

KadınMedya.com | Kübra Doğru

Bu yazıyı paylaş

Facebook Yorumları

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş